Sevda Kuşun Kanadında Ürkütürsen Tutamazsın….

2010-09-01 02:19:00

  Geçişlerin engebeli,sarp kayalıklarından işlediği kıskacı sorunsuz bir yolun son durağıydım belki de.Geçtiğim yollar üzerinde rastladığım bin yıllık çınarın sevdasına hasretinde kavrulması gibiydi düşlerim.Gök kuşağı özlemleri sarardı ruhumu,tepeden tırnağa aşık olduğum İstanbul’un iç açıcı en güzel sureti karşımda.İçime çektiğim nefesin en derin yerinde kaybolurum benliğimde,bulamadığım; keşfedemediğim güzelliklerin sınır bileşkesiydim ben.Ömrü bir diğer yarısına uzanmayacak bir serçenin en masum mırıldanışı.Tek başına uçmayı öğrenen kanadı kırık bir serçenin son çırpınışları belki de.Garip,tanımsız,şafaksız bir suretti içerimi kaplayan nedeni belirsiz.Baktığım sonu kapalı her tünelin ardında tıkanıklığa inat bir düş,bir mecazen Kış birikintisi.Kanadı kırık bir türküydüm ben,en zor zamanlarda baş uçlarında söylenmeye yeminli.Baş ucumda olmazsa olmaz duyguların en derin uğultusu.Garip,anlamsız,soluksuz bir yolcuydum ben içimde.Binmediğim hiçbir otobüs,bakmadığım hiçbir deniz,solumadığım hiçbir hayat olmadı benim.Düşler biriktirdim olma ihtimalleri üzerine.Zaman zaman söylese de dilim gözyaşlarını dizelere dökülürcesine.Ben hep sevdalarımın sonucuydum.Bilmediğim bir otobüs yolculuğun da,hiç bilmediğim bir durakta kalakaldım tek başıma.Ardı zor gelen,önü kapalı yaşamların arasında sıkışmacısına daraldı ruhum bir zaman.El atıp yalnızlığı söküp atmak vardı içerimden öylece.Bıraktım,yakamadım kendi kuytuluğum da.Zamanlar seyir ettim ben,düşlerim beraberin de.İzlediğim seyirlerin her birinde daldığım anların bekçisi olurcasına yumar oldum gözlerimi.Geceleri bitmeyen telaşlar sarıyordu ruhumu,umut ediyordum.Güzelliği... Devamı

YALNIZLIĞI DA ALINCA BİR LİMANA

2009-07-21 01:22:00

Yalnızlığı da Alınca ßir Limana.. Şimdi tutup bir kenarın da düşlerimi,kaldırıp atsam şöyle bir köşeye.En zırhlı fırtına da,usanmadan dirensem uçurum kenarın da.Tutunan tek yaprak misaliyle savrulsam da oradan oraya,dirensem..Tüm direnmişliğim de geçirdiğim yaşamım,biraz daha inatlaşsa benimle..Hani olmamaya mahkum hayallerim..Olmak bilmeyen garip,sersem ve kendimce düşlerim..En can alıcı saflığın da direnmeye gebe yine..Saat vurdu mu yine başlar perdeden haykırışlar,kimi tiyatro sahnesin de seyircinin gözüne baka baka oynamak gibidir,en heyecanlı yerin de koy verir gider umutları..Romeo juiet edasın da garipsenir bir düş kalabalığın da,bakan gözler içinde keskin bir çift göze inat belki de.Tam da yakalar en umulmadık anca,yaşamın garip noktaların da.Yürüyerek geçilen yollar boyunca,bir nehir edasında durup,konaklamak sessizce..ßelki  yeniden solumak hayatı,en içten,en geveze edasıyla..Yüreğin konuşmaya mahkum en delik deşik olduğu saatler de uzanıp şöyle bir kıyıya dalmak seyri alemlere..Denizin ortasında hayal etmek gibi benlikçe..ßelki bir liman,belki bir kıyı,belki garipsenmiş bir ıssızlıkla yol alıp giderken rotasın da..Yakalayabilme telaşına karşı mücadele vermek gibi..Kaybolan çığlıkların tüm seslerini bir gece vakti ansızın duyabilmek gibi bu da..Yıldızlar,gece ve ben..Gece hala aynı gece,yıldızlar kaymaya mahkum,kabul olunan her bir dilekle..Yarım göz yaşı,yarım sevinç,yarım bilinmez bir edayla..   Sallanırken,kıyıları en ücra köşelerin de yakalamak gibi..ßir çocuğun düşlerin de gök kuşağından çıkıp fırlamak gibi gökyüzüne..Hatta en edebi satırları yazmak,en sinir bozucu zamanlar da..   Yalnızlığı da alınca bir limana.. ßoşver.. Liman da yalnızlıkla koy veriyor kendini bu gece.. Unutulmaya yüz tutmuş, Tutuşmuş k&o... Devamı

SELAMLIYORUM HAYATIMI

2009-07-28 00:42:00

Selamlıyorum Hayatımı..   Her gün bir köşe’ye ertesi gün yeniden kullanılmak üzere bırakılmış alışkanlıklardan öte,gördüğüm manzara karşısında yaşamın insanlara getirisinin ne olduğunu düşünüyorum.   Hayat dediğimiz kavram karmaşası içinde boğularak ilerliyoruz günden güne.Zaman zaman birileri çıkıp,farklı şeylerle dikkati dağıtmaya çalışsa da yön hep aynı.Denge kurabilmek gerek diye düşünenlerdenseniz eğer,hayatın hiçbir kesime adil olmadığını düşünerek başlayabilirsiniz güne.   Köprü üzerin de yürüyorsunuz,ardınız da 5-6 yaşların bir çocuk,koltuk altında satmak için uğraştığı edevatlar.Saat 12’ye yakın,zifiri karanlık.Her çocuğun evinde,uyuması gereken saatler de yaşıtları dışarıda ekmek kavgasın da.Aile kavramını hiç tadamamış şanssız çocuklar arasında ebediyen yerini almakta.O ve diğerleri,rastlayamadığımız her köşe,keşfedemediğimiz her kuytu da.Gülüşlerinde ki hep aynı suretle.Annesinin kucağında,soğuktan donduğu en zor an da,yanmamaya çalışan bir çocuğun direnişi gibidir hayalleri.Hiç kavuşamadığı sıcaklıklar belki de.   Gelecek çocuklarımızın diyor,yaşam içinde dahil tüm öğretilenler.İlk okul sıraların da başlıyor gelecek kaygısı.Her bir güne,eklendikçe zaman bir başka kavga çıkıyor karşımıza.O zamanlar küçüğüz,anneler öğretiyor yaşamın zorluğunu.Bana olmayacak mı,yaşamayacağım ki edaların da saçma bir boşlamışlıkla hayatı,yaşayıp duruyorsun işte öylesine.Tutunmak diyor yanı başında ki büyüğün,o ne deyip garipsenmiş bir bakışla süzdükten sonra boşver diyorsun.Oysa 11 yaşında başlıyor zorluğun.Yavaş yavaş anlamaya başlıyorsun hayatı.Çocukken attığın adımlar yerini,düşünmeye zorlanmış bün... Devamı