Söyle...

2011-06-20 00:15:00

Söyle türkünü durmadan, Usanma, Devam et açana dek tomurcuklarını bahar, bahçe yüreğinin gizemlerinde. Korkma, Sabret ve devam et, söyle inatla. ...En olmadık yerde; olmadık notaları çalıp, dinlemeye. Varsın dönsün dünya, Sen olmadık bir biçimde kalmaya Ve yangınlar ortasında direnmeye devam et. Et ki çıksın meydana bağrında sıkışıp kalan türkü tınıları, Gizemiyle...'Seval' 20.06.2011 Seval İSTANBUL Devamı

---Yalnızlık---

2011-06-12 01:02:00

Tanımadığım bir mevsimdin, Henüz karşılaşmadığım bir duygu. Bu sefer isabet ettirmeyi umud ediyordu ruhum en deriniyle, Belki diye geçerken aklımın yanlarından ummadık düşüncelerim, Zehirli bir sarmaşık olurcasına sarıp, durmaya başladı bünyemi. Bilinmedik bir mevsimi yaşar gibiyim, Üzerine düşünebilecek hiçbir detayın olmadığı, Koyu bir yalnızlık beni bekliyor yanı başımda. El ağrısı geliyor üzerime bir gece yarısı ansızın, Soluksuz kalışlarım, Zaman zaman çırpınışlarım yalnızlığın koyusundan, Bilinmedik ayrı, Tanımsız mevsimler oluşturuyor içerimde, Sakındığım her düşünce, Noktasız, Virgülsüz, Ve hatta detaysız iniveriyor düşüncelerimin ortasına, Üşümeye başlıyorum köprü ortalarında yapayalnız. Ellerim kan revan, Tek başına; Soğuklar içinde bitap düşmüş donmakta gün be gün… Ve Güneş süsü verilmiş cellat beklemekte bir köşe de.... 12.06.2011 / 00.57 Seval İstanbul ... Devamı

Vakitsiz...

2011-06-12 00:48:00

Zamansız, En olmadık vakitlerde düşürüyoruz sol yanımıza ummadık ağırlıkları. Çığlıkları belirsiz bir pınarın, Akışında ki ilham ve serinliğin eserine inat; Dağlayan bir tufanla yakıp inmeye  başlıyor yüreğin derinliklerine. Kayıpsız bir insan gibi bilinmedik bir ada gibi duraklarda, Ne olduğu, Neye olduğu, Neden olduğu belirsiz garip, çelişkimsi tuzak hatıraları geride. Bir adımlık nefes doğuruyor gece yarıları, Saat vurdu mu gece yarısı on ikileri; Çalmaya başlıyor zamansızlığın garip sancılarını, Bir hayal kurarcasına indiresiye düşleri, Satmaya başlıyoruz avaz avaz, Tutsak olurken bir yanımız ısrarla, Diğer yanımız direnişle geçiriyor, geçirmeye çalışıyor ömrünün diğer yarısını. Yaşamak, tükenmemek, umud etmek adına her ne varsa; Bir kutu içerisinde sıkıştırılıp, Bir köşe de unutulurcasına isabet ediyor yürek ortalarına. Hesap edilmedik oyunların, anlamsız kargaşasında; Kavgalar ortasında büyüyen minik bir çocuğun, Göz bebeklerinde ki umudu görene dek büyüyor sancılar. Tutanacak dallar arasında yalnız kalıyor sol yanımız, Ellerinden tutup, büyüterek düşleri kayboluyoruz sokak ortalarında. Zamansız hayat romanlarında, Sahne de olur olmaz rol veriliyor kimliklerimize, Bir de bilinmeyenlerimiz var yanımıza yöremize kimse görmeden; Sığdırdıklarımız, Bilinenlerden öte bilinmeyenlerle, Ve de dillerde söylenmeye yüz tutmuş, Miladı geçse de özü içi saran, Derinimsi türkü tınıları, Herşeye rağmen, Umutlara asılıp söylemek lazım sol yanına tutunarak; Notalaşan her dizeyi… Söylemek ve bilmek lazım; Gelmek ve gitmekte olanı usulca…. 12.06.2011 Seval İstanbul ... Devamı

Öylesine....

2011-06-01 21:29:00

Adına duygu dediğimiz şey; Vakti belirsiz bir bulutun gökyüzünde apansız belirip, alçaklara yağış bırakması biçimi meterojolik olarak etkilemeye devam ediveriyor ruhumuzun en derinlerini. Bir bakıyorsun karlar düşmüş yüreğin üstüne, ruhunda pemde toz bulutları, gözlerinde yazılmaya dem biçmiş şiir mısraları gibi tek tek ve yalın halde geliyor insan yüreğine. Zamansızlıkların zamanla orantılanmadığı kentlerin en büyük sorunudur vakitsiz kayboluşlar. Üzerini hangi baharın örteceği belirsiz bir durumda kalakalır insanoğlu bahar ayları zemheri kışları olup konar yürek damında içeri. Bir bakmışsın güz olmuş, tam eğmişken dalları dökmek üzere güzel bir bahar mucizesiyle dönüvermiş yüreğin Ağustos sıcaklarına. Yanmak, kavrulmak, savrulmak işte böylesine derin; böylesine bir garip duygu. Anlatılmaz bir mahzen akışı kalbin derinlerine. Sevda dediğini damarında kanıyla birlikte konaklatıyor insan. Bir ömürlük misafir sayarcasına ağırlıyor. Bilinmez, tanınmadık duraklardan geçirtiyor kimi zaman. Bir o kadar karmaşık yapısıyla…   Seval 1.06.2011 İstanbul ... Devamı

YENİ UMUTLARA....

2010-12-25 01:30:00

Dilime dolanmış yine tembel bir türkü bir gece vakti, Haber vermeden, Danışmadan düşmüş yüreğimin ortasına. Düşmüş benliğime, İçerime, Bedenime, Soluğuma düşmüş umutlarım. Bir gece belki bir gece ansızın, Varır giderim umutlarıma kim bilir, Kolay olmayacak biliyorum, Yürüdüğüm hiçbir yol durduramaya cesaret edemeyecek gidişlerimi, Çöküntülerim olacak zaman zaman, Her insan gibi, Biraz da ağlar bulacağım kendimi bir köşe de, Dilime düşmüş yanık bir türküyü nağmelerden dilimden, Dudağıma düşen yangınlar saracak içerimi, Habersiz dalacak suretim içeri, Düşecek, Kaybolacak umutlarım, Belki gelmez zamanlarıyla korkacağım ara sıra, Ama varacağım yine bir gece ansızın, Umut ettiklerime, Düşlediğim her şeye varacağım deli gibi, Soluk alışlarım karışacak kalp ritimlerime, Bir barikatta dövüşürken soluğunu alan bir militanın, Göz kayması olacağım geleceği adına kurulmuş, Kağıttan yapı yüzdürdüğüm her gemi, Önce karadan gelecek yüreğime, Yüreğimden doğru firar edecek denizin maviliklerine, Derinlerinde kaybolacak ruhum içten içe, Biliyorum içtiğim durgun sudur kimi zaman, Korku kıyılarımı sildiğim sahil kasabalarında, Bir gece ansızın belkiler bırakmadan açacağım gözümü doğan güneşe, Sessizce, Sakin, Masum, Küçük bir gülüş saracak,ısıtacak bedenimi. Yeni düşlerime hazır edecek damla damla. Baht kayıplığı değildir bu, Ya da yeryüzünde gövde bulan şavkı suların, Dolunayın tortusu bir gece vakti ansızın çalan kapımızı, Miladı dolmuş mevsimlerin arta kalan hazanları değil içerimde barınan, ... Devamı