ATEŞ OLUP ÖLMELİ!

2010-12-22 20:26:00

Teninde ki ateşle, Öpüşmekte dilimin söylenmeye dair tüm sözcükleri, Yanlış anlaşılmanın telaşını gütmeden, Kıstırır gibi bir köşe de duyguları, En sol yanından giriyor tene, Değmeli can dediğin tene, Sevda kokmalı, Bir başka bekleyişte, Bilinmez bir çıplaklıkta seyretmeli hayatı, Ateş olmalı yeryüzünde, Duyguların üzerine vurmalı kıvılcımları, Ateş olmalı su üzerinde, Sarmalı el dediğini…. Değmeli tene yürek dediğin, Hissettirmeli duyguları. En aşikar, En zorumsuz yanlarında fırlamalı acılardan benlik dediğin, Ateş kapmalı yüreğine, Kaplamalı göz bebeklerini beraberinde, Haksızlık etme duyguna, Yüreğine, Sar aşkını sessizce, Kapıl gitsin fırtınaya, Yansanda ateşler içinde yan gecelerde, Göz bebeklerinden düşmeli ateş dediğin, Yüreğin kavrulmalı bir köşe de, Umutların sarmalı gökyüzünü, Rengarenk olmalı yaşam dediğin, Tatlı bir temaşayla yanıp kavrulmalısın alev alev, Ateş olmalı beden dediğin, Yanmalı, Yakmalı, Savurmalı ciğerlerini, Ateş olup sökmelisin tüm bilinmeyenleri, Ateş olup ölmeli, Ateş olup doğmalısın yeniden yeryüzüne….   22.12.2010 SEVAL İSTANBUL  ... Devamı

EY a ş k !

2010-12-22 01:16:00

Ey aşk  seni en çıplak suret, Can alıcı benlik,hain düş avcısı.... Şehrin kalabalık caddelerinde yürüyor yalnızlığım Çetelesi tutulmuyor düş saydıklarımın, Merhameti namerd kelimeleri, eze eze... Gölgesine dudaklarından düşen geceler tutunmuş, Ayakları çıplak.... Gözleri nemli, Yüreği boğulmuş yalnız yürümekten geceleri caddeleri, Çıkmaz sokaklarda sek sek oynuyor umutlarım Taş, sabrımın çizgilerini zorluyor.... Tek ayağım havada, aşk denilen şeyi bilmediğim halde, Fısıldıyorum bu şehre.... Biliyorum, Derin bir nefes almak cesaret istiyor.... Alıp kendimi içime öylece saklanasım var.... Gitmek var bir de umutlardan gelmeden.... Susmak hep susmak.... /.... Ey a ş k ! İklimi kayıp hangi mevsimin şarkısı ki bu çalan? Erken gelen isyanın, Gecikmiş öfkesinde mi ya da hiç susmayan pepuk kuşunun çığlıklarında mı kayboldum ben..../ Ya da bir kırlangıç gelişinde mi gizli mucizelerim.... Şimdi, Sesimi düşünceme saklasam, Sözüm dört noktanın boşluklarına sığınır kederinden, Düş kurmamak kabullenmek demek, Reddetmenin tabiri caizi kayıp! Tümceleri kayıp, Zamirleri sorgusuz firarda! Bir başımayım eksilmelerin izdüşümünde.... Alıp kendimi içime fena halde saklanasım var.... Geçmek var bir de zamansız zamanları bırakmadan.... Susmak hep susmak.... /....Ey a ş k ! Var olmadın ki hiç; H A D İ Ş A R K I B İ T T İ G İ T B U R A D A N..../ 22.12.2010 SEVAL ... Devamı

Bul/ma beni

2010-12-22 01:13:00

Bilinmezliğime dem vuruyor zaman, Geniş zamanlar sığ, gelecek kan revan Karmakarışık bir bulmaca ömrüm... Ne soldan sağa, ne yukarıdan aşağıya Cevabını bilmediğin sorulara saklandım, Bul/ma beni Devamı

BİRBİRİNİ ANLAMAYAN TOPLUMLAR....

2010-12-20 01:05:00

‘En uzak mesafe ne Afrika'dır, Ne Çin, Ne Hindistan,Ne seyyareler Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan… En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir..Birbirini anlamayan.. Can YÜCEL’          Diyerek bitiriyor Can Yücel satırlarını.Olayları; toplumu anlamak için düşündüğümüzde aynı kapıya varmıyor muyuz ?        Öyle ki geçtiğimiz haftalardan beri birbirini anlamak hatta birbirini anlama yolunu seçmeyen olaylarla karşılaşıp duruyoruz.Demokratik toplumlarda düşünce özgürlüğünün yerini polis kalkanlarının alıyor olması; bir ülkede ki fikir özgürlüğünün gerçekliği konusunda şüpheye düşürüyor insanları.İdareci adını verdiklerimizin demokrasi çağında bir arada oturup,karşısında ki insanları dinlemiyor oluşu dilimizde ki kalıplaşmış düşünce ve değiştirilemez hükümlerin var olmaya başladığının belirtisidir.İnsanların fikir ayrılıklarına saygı duyulmayıp,tepki gösterilmesi ve hatta tepkilerin ötesin de konuşma haricinde adı şiddete ve şikayetlere varan eylemlerin kullanılıyor olması Laik ve Cumhuriyet ilkelerini benimseyen toplumların çatırdamaya başladıklarının göstergesidir.Demokrasi toplumlarında yapılan düzen hatalarını eleştirmeyip kabullenmek ise; olayın bir farklı boyutunu sunmaktadır önümüze.Zıtlıkların fazlasıyla barındırdığı; kişisel ilişkilerde dahi eksi ve artıların söz konusu edildiği zamanlarda bu tür ayrıklıklara rastlanılmak yozlaşmaya başladığımızın göstergesidir.        Toplum dediğimiz içinde bireylerin en küçük birim olan aile şeklinde örgütlendikleri sistem Demokrasi ötesinde insanların birbirlerini anlayarak; birbirlerinin i... Devamı

ERTELENİYORUM

2010-12-22 01:03:00

Ne gizemli bir bekleyişti bu, Tutsak, Elim kolum zincirsiz, Yüreğim mağrur kelepçelerde Ne de olacaklara merak bu….. Bendimden habersiz bir çığlıktı hükümsüz sürdürdüğüm, İçerimde bağıran bir ses, Çırpınan bir küçük kız çocuğu, Düşmeden önce atıyor son çığlıklarını…. Beynime vuruyor ara sıra sancıları duymaya korktuğum anlar yaşıyorum, Yalnızlığım çaresizliğime dönüşünce, Korkuyorum miyadımı doldurmaya, Uçuşuyor dört bir yandan hayallerim, İçimde minik bir kız çocuğu, Hülyasına tutsak, Bağrım bağrım bağırmakta her gece…. Susturamıyorum…. Susturamadığım isteklerim oluyor ara sıra, Kimi sol yanımdan giriyor bir gece yarısı ansızın, Diğer hükümsüz dolaşmakta bedenimde, Gizem değil ruhuma özdeş söylediklerim, Yaşanmayan bir mısra gibi, Heceletmekte kendini sık sık…. Bir başka sitem bu hayallerime duyduğum, Bir başka özlem, Bir başka merak…. Olmayışlara belki de bu tanınmadık gizem, Beklemek, Ummak, Söylemek çare olmuyor bendimi aştığım zamanlarıma, Öyle bir anıma denk geliyor çığlıklarım, Devran dönüyor, Mevsimler değişiyor ardı sıra, Bahar ayları güze çatıyor ansızın ve ben; Her Haziran ayında yağdırıyorum gözlerime, Ruhuma karı,boranı; Zifiri karanlık zamanları basıyor kanıma sitemlerim, Yaz aylarında gebe kalıyorum sonsuz baharlara, Sualsiz çekiliyorum sorgulara zemheri zamanları, Soğuktan titrerken bir sandal kıyısında, Bin bir çeşit özlem, Bin türlü sancıyla! Sualsizce veriyorum ifademi, Tanıksız alınıyor sorgularım, Sonucun hep ben çıktığı, Kararları bana vard... Devamı