BİR YERLERDE ÇOCUKLAR ÖLÜYOR!

2010-11-13 00:04:00
BİR YERLERDE ÇOCUKLAR ÖLÜYOR! |  görsel 1

Bugün siyaset dediğim kulvara bir çocuğun gözleriyle bakalım istedim.   ****            Çocukların kimi zaman büyüklerin düşüncelerinden çok daha derin düşünceler taşıdığına inanır ve hayatlarını da aynı ciddiyetle yaşadıklarını düşünürüm.Kah gülme,kah ağlama,kah özlem kah ki isteme.Bir çocuğun hayat hikayesini anlatır her zaman.Bir çocuğun gözlerine baktığınız zaman gerçek mutluluğun ne olduğunu hissedersiniz.Ve hatta öyle de garip bir duygudur ki bu içinizde bir yerleri burkmaya başlar.   ****            Yoksul,varlıklı ayrımının keskin sınırlarla ayrıldığı,tabakalaşma boyutuna geldiği şu son günler de bu ayrımı çocukların gözlerinde hissetmemek mümkün değil.İster hüzün denilsin adına ister duygusallaşma,tek bildiğim bir yerlerde çocuklara çok ama çok şeye ihtiyaçları var.Gönül istiyor ki biri değil,bei değil,hepsine yardım edebilsin.Gerek bir ayakkabı,gerek bir elbiseyle bayram sevincini yaşatabilsin o güzel gözlerinde bir çocuğun. Hasretini dindirebilsin istiyor gönül bir çocuğun isteyipte sahip olamadığı herşeye.Bu noktada devleti anımsıyorum.Yapabileceklerini aklım hayalim almıyorken,günümüz çocuklarına yapılanın ne olduğunu çözmeye çalışıyorum.Birden fazla çocuğun bu yoksulluk içinde yüzdüğü ülkemizde,kaçına gerçekten ulaşılabiliyor ya da ulaşılmak isteniyor merak etmekteyim.Bir ülkenin canlı,canlı ortağısın.Onun kimliğini taşıyorsun fakat yaşam standartlarında ayrıma uğruyorsun.En kestirme köşe başında senin yolun her zaman ayrılanlar kervanında. Ülke yöneticilerimiz dış y... Devamı

DALIP GİTMELİ

2010-11-13 00:00:00

Gelmiş geçmiş herşey süpürüyor insan, Neyi ne ile yok ettiğinin önemi olmadan, Dalıp öylece, Issız bir boşlukta kapılıyor yaşamın akışına. Ara sıra çıkan dalgalar dizginleştirmeye yetmesede yürekleri, İleriyi umut ederek yaşamalı insan. Bazen anlamadan,sorgulamadan yaşamalı insan, Bilmeden herşeyi çok fazla, Azında karar,çoğunda zarar kılarak durmalı bir köşede, Düşünmemeli önüne çıkan her nesneyi,böceği.... Her umutta ummanlara dalıp, Umutsuzlukta koşmamalı uçurum kenarlarına. Umut etmeli insan, Sevmeli, Sevmeyi öğrenmeli biraz! Önce kendinden başlamalı sevmeye. Yaşamına renk veren her parçayı sevmeli. Kulağını duymalı,gözlerini görmeli,yüreğini hissetmeli Önce kendi anatomisinden başlamalı insan direnmeye! Yaşam dediğimizi sevmeye! Önce kendi dilinde,kendi titrek ve ürkek nağmeleriyle, Korkmadan, Sıkılmadan, Utanmadan, Bağıra çağıra söylemeli, Söyleyebilmeli türkülerini. Gecelerini bir yangın yerine çevirmeden, Demlenirken bir içki masasında, Kaybetmeden kendini atabilmeli kahkahalarını, Geçmişi düşünmeden, Geleceğinden endişe duymadan! Duraksız,kalıtsıl,eylemsiz bir yaşam sürmeli insan kendi içinde, Felsefeleri olmalı, Tutkuları, Zevkleri, Aşık olmayı bilmeli mesela! Bulduğu ilk dağın tepesine tırmanıp,gerektiğinde feda etmeyi bilmeli kendini. Sınırlarını kendisinin çizdiği, Sınır ihlallerinin cezasının unutulmak kesildiği ülkeleri olmalı insan. Geniş toprak parçaları değil, İçi yüreklerden oluşan sıcak, Masum,aşk dolu,sevgi dolu,yaşam dolu; Sevgi tarlaları barındırmalı insan! Varmalı zamanın güzelliğine,vaktin lezizliğine, Kend... Devamı

İÇELİM GÜZELLEŞELİM....

2010-11-12 23:57:00

İçelim güzelleşim moduna girdi seyrü sefalarım, Yüreğim dargın düştü dilime, Dilimse deli deli hala söylenmekte! İçince güzelleşmek masallarına kanmıyor yürek dediğin, Güzelleşmek üstüne söylenmiş ne varsa, İçmeye kanmaktır hepsi, Bile bile bir kıyıya varmak, Bir okyanus ortasında kaybolmaktır bir kaşık suda Düşen bir od’un can acısını duyarcasına, Düşer yine bir ateş, Sızı yine aynı sızı olur, Üstü tozlanmış rafların küf kokusu siner, Şiddet üstü felaket oluverir, Derdin dermanını sorma sakın kurulur sofra, İçilir meze! Dertle olunur sarhoş, Yana yakıla afiyetle, Bol sızıyla dönülür küle! Yanılır aşkla, Cefayla, Yaşla! Kaçılır her köşe başında pinekleyen ısrarcı muhabbet duraklarından, Yalnızlık limanlarıa doğru başlamıştır firar, Rakı sofralarında mezeyle birlikte içilmek içindir, Dert, Keder, Hayal kırıklıkları! En çokta o zaman çıkar zevki meze sofralarının! Benlikler konulur masa üstlerine, Çullar sere serpe yürekle atılmıştır yere, Diller hep bir ağızdan aynı nağmeleri, Boğuk, Kısık, İğrenç fakat o denli gerçek,samimi,acımtırak bir havayla, Sızıntılı bir nağmeyle, Getirir kendini dile! Döküldükçe dökülür sular, Terler boşanır yürekten, Düşlerden damlarcasına düşer yaralar! Bulunmaz kendini bir saracak! İçilirken rakı bulunur kafa! Ruhla bedenin ecelden önce ilk buluşmasıdır rakı sofraları! Ruhta bulunur girdapta, Bedende! Benlikte! Figan etme deli gönül, Batmadıkça bir gemi güverteden, Son tesellin olurmuşcasına İç,güzelleş, Götür şişel... Devamı

Y A L N I Z L I K

2010-10-24 22:04:00

Yalnızlığım benim! Ruhumun en kadim dostu! Söküp yine baharları mevsimsiz kışların ortasında. Senmiydin yine onulmaz benliğimi bendinden alan; Var olurken yine karanlık gecelerden sabahlara doğru; Senmiydin korku uykularında uyandırıp, Olduğundan çok daha fazla üşüten! Ayaz gecelerin sabahlarına donarak uyanır gibi oluyorum uzun zamandır, Uyanıyorum bir başka şehrin ortasında gözbebeği olurcasına, Şafak vakitlerinin! Yalnız bir gramafonun çalıntı melodisini dinliyorum biraz, Eski tınıları kıpırdatıyor ruhumu, Tozlu sayfaların beyaz aydınlıkları zamansız heyecan tomurcukları büyütüyor düşlerime, Yanarken tükenmeyen sayfaların güzelliğinde, Anmışken yalnızlığımı küflenmişliğiyle, Girmiyorum aralarına zamansız akreple yelkovanın; Doğan her sabahla biraz daha büyüyor, Tütüyorum günden günden közlenmeye yakın bir ateş misali, Büyüyor içimde yangınlarım, Büyüyor yalnızlığım gün be gün! İçimde birikerek gün be gün! Gün aşırı tırmanıyorum sevda yokuşlarına, Aradığım sevgi aralıkları dakikalık zaman dilimlerinde seyirsizce sunuluyor önüme, Sazımdan söküp gidiyorum doyumsuz nota birikintilerini! Uykularımda tırmandığım şehir aralarında, Otobüs yolculuklarında uzun uzadıya yollar ardında giderken buluyorum kendimi, Uyandığım yer aynı,Kalktığım sabahlar aynı,Aynı vakit gene her gece! Aynı titreme, Aynı bakışma yine tek başıma aynalarla aynı yüzleşme! Bir garip darda, Bir derin firardayım yalnızlığımın tutsak olduğu rehin gecelerde; Yalnızlığı aldıkça alıyorum koynuma, Sonrasında bir başka kaçmaya başlıyor ruhum. Vurdukça ayazlar tepeme üşüyorum,Üşüdükçe yalnızlaşıyorum bu şehirde, ... Devamı

G Ü L Ü M S E !!!!

2010-10-09 22:57:00

Gülümse sancılarına, Gülümse bebeğim acılarına gebe kalmış, Zemheri kış aylarına gülümse.... Minik bir tılsım, Bir ışık gibi aydınlatsın yüreğini.... Zamanın mekana çaldığı, Zifiri bir karanlık akşamlarında gülümse, Soğuktan titrerken bir köşede ölürcesine yurdundan kovulduğunda, Bir güneş doğsun gözbebeklerine, Gülümse şair gözlüm, Gülümse seyir etsin fırtınalar ardından, Mendiller sallansın ardın sıra tren garlarından, Son yolculuklarına uğurlanmadan, Düşmeden gözler üzerine iki damla yaş, Düşmeden yüreğe yakan umutlar, Gülümse şair ruhlum, Gülümse ki can bulsun bedeninde sancılar, Düşlerin meydan kursun sahalarına, Umutların yeniden başlarmışcasına yerini alsın zamanlarında, Girmeden ruhuna faili meçhullerin, Gülümse şair ruhlum, Gülümse ki aydınlık bulsun yerini karanlıklarında, Gülümse ki kaybolmasın bahara düşlerin, Gülümse solmasın yeniden açmaya yeminli papatyaların, Gülümse şair ruhlum, Hayata gün be gün dudak aralarında kelimeler, Yüreğinde sıkışmış söylenmeyen, söylenemeyen sözcüklerinle, Varınla, Yoğunla, Yurdunla, Sevdanla, Yüreğinle Kötülüklere, Yangınlara gülümse sol yanında buram buram tüten! Erit sancılarını düşlerinin yurdunda tutam tutam, Gülümse güneşe ruhum....   G Ü L Ü M S E !!!!   (SEVAL) 09.10.2010 ... Devamı