BİR BAŞKA Bİ'ŞEY

2010-10-03 09:19:00

Başka bir şey benim hissetiğim, Bir başka mecra, Bir başka telaş…. Bir başka duyduğum, Başka bir mavi, Başka bir tuzak, Başka bir uzak…. Bir başka düşünce benimkisi sözlükten uzak, Cümleden soyut, Bir başka mana…. Bir başka seyir,anı defterlerine anı anında yazılan, Bir başka gülüş seher vakitleri açan ve her gün doğumunda biraz daha hüzünlenen bir başka yürek…. Bir başka benim duyduklarım, Gördüğümle sınırsız, Tanımamışlığımla genç, Ulaşamadıklarımla sınırlı bir başka kent benimkisi…. Başka bir ruh,başka bir tını, Başka bir ses içimdeki, Başka bir uğultu diğerleriyle benzersiz, Kendine eş,diğerlerine özdeş bir başka tenhalık içimdeki…. Tanımı olmayan başka bir özlem içimdeki, Bilinmeyen, Görülmeyen, Dokunulmayan bir başka zaman, Bir başka gün taşıyorum ciğerlerimde…. Bir başka oluyor kalp ağrılarım, Başka bakıyor gözlerim, Ve herkesten çok daha başka tutuşuyorum…. Umutlarım bir başka benim, Söylemlerim başka en az söylemediklerim kadar…. Başka bir sır benimkisi, Söylenmemeye yeminli duyguların tercümanlığından istifa etmişcesine sınırlı…. Bir başka umman derinlerimdeki, Maviler dahi ulaşamadığı bir başka uzak, Bir başka direniş benimkisi, Hayata olan bir başka inanç…. Bir başka bekleyiş benimkisi ısrarla, Bir başka suskunluk tek kelime etmeden, Bir başka yaşamak benimkisi türküleri bağrında saklayarak, Bir başka atmak çığlıkları sessiz,sedasızca…. Bir başka yazmak satırları, Hiç bilinmeyen biçimde, Alakasız noktalar eşliğinde, Bitirilmeyecek cümlelerde bitirmek ansızca satırları…. Bir baş... Devamı

PRANGA….

2010-09-29 19:43:00

  Yüreğime vurmuşum ben hoyrat prangaları, Sol yanıma vurmuşum, Körpe kalmış, Zayıf düşmüş, Bir çare yollarda kalmışım, Söylemediğim her cümle ok olup saplanmış ciğerime, Yanıp dönen köz olmuşum, Köz olmuşum ateşinden her anda korlanmaya hevesli, İçin için yakan, Umut umut yiyen zalim bir avcı, Mahzun bir pranga, Teslim almış yüreğimi körpe bucak…. Bir ateş var içerimde söylenemeyen, Bir kor var köze dönüşemeyen, Ne yöne dönsem beraberimde gelen, Hangi türküyü söylesem eşlik eden, Hangi dağdan atmaya kalksam kendimi yanımda benimle atlayan bir gölge, Bir zalim, Bir göçebe barınıyor yüreğimde…. Hangi dağdan bir çoban inip,eşlik edecek mısralarıma kavalıyla.... Mahzun bir pranga dolandı seher vakitleri bileklerime, Avuçlarıma,gözlerime, Bedenimi kavrayan prangalar vuruldu göz  bebeklerime Aşk olup uçsun istiyordum baharları, Dert olup kaldı yaralarıma binbir, Dinmeyen bir sancı gibi söyledim durdum aylarca,günlerce,gecelerce… En çokta seher vakitleri bastı sancılarım, Sol yanım satmak istedi duygularını, Alan olmadı gönülsüzlük pazarında, Çul edip serdimse de dönüp bakan olmadı…. Bir varan olmadı çöl misali yollarıma, Ne ellerim tutuldu, Ne gözlerime bakıldı iç çeken bir gülüşle, Çölde su olmayı yeğledim, Yine varan olmadı yollarıma…. Vuruldu kalemime son deminde prangalar…   29/09/2010 SEVAL İSTANBUL ... Devamı

ÇIKINIMDA GÜNEŞ,RUHUMDA AYAZ….

2010-09-28 23:46:00

  Saklı kalmış masallarım çıka gelmiş yüca dağ başlarından, Derdinden düştüğüm aşkım, Zülfün dolaşık dolaşık bekler beni gönül sahalarında, Avuçlarımda büyüttüğüm güneş, Gönül derdimle sarmalayıp duruyor beni, Seher vakti uyanıyorum aşka doyumsuz yokluk zamanlarına, Yalnızlığım körpe bir kıyıda, Yoksul bir sandal, Yüce dağ başından ışık ışık koşup aldığım düşler sarmalıyor bedenimi, Aklımın almadığı cümleleri, Bir elimde bavul, Söylenip duruyorum yol kenarında Çaresizce…. Sağanak yağmur zamanları sığınacak tek çatı bulamazken, Çıkınımdaki güneş eşlik ediyor garibimsi ruh hallerime, Kışken yaza ayan anlar yaşıyorum ansızın… Bir başka hayatta, Bir başka rüya da bıraktığım masallarım son rötüşlerini atmaya hazırlanıyor bu gece, Ay sarıyor bedeni alev alev, Peri kızlarının çığlıkları duyuluyor ardı sıra, Seher vakitleri nazik bir piyano eşliğinde, Elde bavul,çıkınımda güneş dalıveriyorum hülyalara…. Geçtiğim her umman yol açık bir denize çıkacak denli keyifte, Bir telaşın ürkekliği var saklımda kalan, Bir de geçmişin tozsuz tortuları, En çokta görüldüğünde isim zamanları hatırlanan, Çıkınımda güneş, Ruhumla baharda geçiyorum yol kenarlarından… Yazda ayazda, Sonbaharda tamda mevsimindeyim aşkın, Işığın, Gizemin…. Tamda demindeyim kederlerin dökülürken; Son demden yaprakları aşkların…. Son baharındayım gizemin,aşkın,tutkunun, Son sahne oynanan bu alın yazıları üzerine, Son eser, Son dem…. Vurmuşken hazır gariban bir kıyıya, Çıkınımda güneş,ruhumda ayazla ç... Devamı

. /./ ./ .

2010-09-27 23:58:00

Zamanların farkına vardığımdan beridir, Dört nokta koyup,dururum ömrüme…. Devamı gelecek,yolu sonsuz üç noktalar almaz tümcelerimde yerlerini…. Dört noktanın ilkinin adını umut koyuyorum…. Baktığım her şey umutla başlıyor gözlerimde, Önce umut ediyorum, Tüm olası ihtimalleri alıp başım üstüne inanıyorum…. Sonrası bir çorap söküğü gibi er ya da geç geliveriyor kendiliğinden…. İkincil noktayı göründüğüm olmak sayıyorum…. Değişmeden kalmak, Saflığıyla anımsamak tüm olmuşlarla,olacak olanları…. En derin anlar da bile kaybetmemek kendini diyorum bir ayna karşısında, Ve önce kendini sevmekle başlatıyorum her şeyi…. Ardından üçüncül noktalarım geliyor doğrularım üzerine, Devrik cümle sonlarında konan virgüllerden öte, Bitiş zamanlarında konmaya dair her kelimeyi sıralıyorum bir bir. Yanlışlara sapan her yolun sonunun,virgüle dayandığını gördükçe doğrularım sayıyorum üçüncü noktamı…. Son noktamı sevmekle tanımlıyorum…. Hayat oluyor,mutluluk geliyor zamansız, Ve hatta zamansız ayrılıklarda manasız üzüntüler alıyor sırada yerini, İşte o anlar da bir insanı sevmekle başlıyor her şey…. Aşkla,şevkle,telaşla; Garibimsi,hiç tadılmamış bir tutkuyla başlıyor sevmek…. Yürek en koyusundan duyguları sıralamaya başlıyor ardı sıra, Son nokta sevda oluveriyor umut barındıran göz bebeklerinde…. İlan ediyorum dört noktamı; Uzun zaman önce farkına vardığım ömrüm; Gerçekleşmek için çırpınıp duran hayallerim, Beraberinde en dar zamanlarımda ellerimden tutan umutlarım; İnanışlarım geliyor ardı sıra, ... Devamı

UZAK....

2010-09-27 19:38:00

  Uzaklar da hiç bilmediğimiz bir dünya hayal ederiz, Olmayacak ne kadar şey var ise isteklere dair, Hayali kurulan hep odur uzak kıyıların, Köhne kentlerinde. Salaş bir geminin, Tüm döküntüleriyle milada çıkmasıdır tan vakitleri seherden ayrılan, Döküntü bir teknenin denize açılışına son arzusudur. Gün doğumları yol alır seferden, Ayrılık vakitleri tutsağı olduğu her düş mendil sallayandır ardından, Bilinmedik duraklarda isimsiz yolcular bırakır ardı sıra, Aşk tüketmişliği de var, Yaratmışlığı da, Bir başka yanaşmıştır yürek kıyılarına, En gizemli yanlarıyla sararken ir sevgiliyi dolunay vakitlerinde, Dudaklarına kondurulan buseler adsız, Notalar lamelif, Sevgiler çiğsiz bir özlem gibi erim erimekte erimekte yürekte, Adresiz sancıların uğrak limanlarında ara sıra uğrar yamaçlarına deniz, Tan vakitleri sarar bedeni, Duyum duyum duygularla…..   27/09/2010 İSTANBUL SEVAL       ... Devamı